Home > Makale, google > Google Bizide Dinler Mi?

Google Bizide Dinler Mi?

Kasım 19th, 2008

Google devi dünyanın en büyük internet şirketi biliyoruz ki.Google arama motoru olarak çıkış yaptığı zamandan bu yana farklı atılımlarla,internet dünyasında ve gerçek dünyada sesini herkese duyurdu.Peki kullanıcılar google’a sesini duyurabiliyor mu?Google’ı arama motoru olarak kullanıyoruz ama ona içten içe sempatimiz de var.Google her yönüyle örnek bir şirkettir.Çalışanlarına verdiği önemi hepimiz biliriz ve ”ulan bizde girebilsek ya şu şirkete!”diye iç geçirirz.Bizler sadece iç geçirmekle yetirnirken,kimileri hayalleri uğruna bir çok riski göz önüne alıyor ve 70 yaşına geldiği zaman ” iyiki yapmışım” diyor.Amerika için ”fırsatlar ülkesi”denir bilirsiniz.Artık bunu ”google,fırsatlar şirketi”olarakda değiştirebiliriz.İnternet devinin çalışanları ile yapılan röportajlar bunu ıspatlıyor :)Google geçenlerde ”Proje 10100”adında ödüllü bir kampanya başlattı ve en iyi projeye 10 milyon $ ödeyecek.Eminim Türkiye’dende fazlasıyla katılım oldu.

Google’a toplam 100.000 proje gönderilmiş.Hayallerimizin peşinden koşmak artık google’dan geçiyor :) Asıl bahsetmek istedğim ” Aaron Stanton”.Aaron 2003 yılında bir fikir geliştiriyor ve bu fikri paylaşmak istiyor.Ama nereye?kime? hangi şirkete?Aaron bu fikrini en iyi uygulamaya koyacak  olan şirketin ”google”olduğu kanaatine varıyor ve bilgisayarını karşısına alıp ,google’ın projeler için iletişim formunu dolduruyor.Bir fikri olduğu söylüyor ve randevu istiyor.Ama tabi yanıtsız..

.Aaron’un seyrettiği bir film ona  cesaret veriyor.Filmden etkilenen Aaron kararını Google Merkez Ofisi’nin bulunduğu  San Francisco yakınlarındaki Mountain View’caddesine gitmekten yana veriyor.Bu kez kararlı ve bir randevu talep edecek, o milyon doalrlık fikrini google’a sunacak..Aaron Merkez Ofis’e çok heyecanlı ve reddedileceğini bilerek gidiyor.Sonunda Ofise geliyor ve projesini olduğunu söylerek randevu tralep ediyor.Google çalışanı ise internet üzerinden,proje formunu doldurup göndermesini istiyor.Bunu zaten yapmış olan Aaron,Faydasız olduğunu düşünüyor ve şirketin lobisinde çoçuk gibi oturum diye düşünüyor.Burada çocuk gibi oturur ve dikkat çekmeyi başarırım belki diyor :) (Yüzsüz)- (buradaki yüzsüzlük mübahtır.Adam hayallerinin peşinde,her türlü şeyi göze alabiliyor.)Lobide otururken,aklına bir fikir geliyor ve bir web sitesi kurup bu sitede google’ın dikkatini çekmek için her türlü aktivitesini yayımlamaya karar veriyor.

CanGoogleHearMe.com  (Google Beni Duyabilecek mi?) Yanlız bir sorun var.Bir çalışanını sırf blog’u var diye 2 hafta sonra işten çıkaran google, şimdi onlar için milyon dolarlık fikri olduğunu söyleyen ve hikayesini blogu ile anlatan birini mi dinleyecek?Aaron bu arada sitesini sürekli güncelliyor ve yaşadıklarını video olarak siteye yüklüyor.Aaron’un sitesine Google Merkez Ofisi’nin bulunduğu caddedende ziyaretler oldukça Aaron heycanı artıyor.Fakat google için hazırladığı tantım formunu kimsenin izlememesi onu hayal kırıklığına uğratıyor.Fakat Aaron yılmıyor ve bu hırsını arttırıyor.

Sitesinden Google çalışanlarına sesleniyor: “Yapmaya çalıştığım şeye sempati ile bakıyorsanız lütfen Google içinde ilgili kişilere söyleyin, verdiğim linkteki sunumu izlesinler.”Ve ikinci günün sonunda Google’dan David isimli bir çalışandan mail alıyor: Yes we can hear you :) [Evet seni duyabiliriz!]

Fikrini beğenmelerinden önce onu dinlemeleri gerekiyordu ve binlerce kişinin yapamadığını Aaron çok kısa bir süre içinde başarıyordu; Google onu ve fikrini dinleyecekti.Ve Mountain View’deki üçüncü gününde görüşmeyi gerçekleştiriyor Aaron. Tüm amacı da bu değil miydi; “Bana bir şans versinler, fikrimi anlatayım onlara. Beğenirlerse harika, beğenmezlerse de sorun yok; amacıma ulaşmış olacağım.” Aaron sonunda Google tarafından ciddiye alınıyordu.

Yaptıkları kısa toplantı sonucunda David fikri doğru insanların önüne koyabilmek için ondan sunumun bir özetini ve farklı destekleyici materyaller istemiş. Yani kısaca; fikrin özü aktarılabilmiş ve tekrar konuşmaya “değer” bulunmuş. Artık konu ‘Google beni duyacak mı’dan Google fikrimi beğenecek mi; sahiplenecek mi safhasına geçmiş.Aaron işte kendini gösterebiliyor.Google fikrini beğenmese bilesağladığı iletişim gücü ve aldığı risklerle kendini kanıtlayabiliyor.Tüm bunlar olurken açtığı forumun ve digg‘in de yardımıyla cangooglehearme.com tahminlerin çok ötesinde ziyaretçi almaya başlıyor. Her 1.5 dakikada bir gelen “iyi şanşlar” dileyen mail sayısı dakikada 10′a çıkıyor. Alexa‘nın en hızlı yükselen siteler sıralamasında ise beşinciliğe kadar çıkıyor.

Sırf google çalışanları tarafından günde 1500 tekil ziyaretçi alıyor.Google çalışanları şirket içinde Aaron’un yeni linklerini birbirlerine gönderiyor ve Aaron’a müthiş sempati duymaya başlıyorlar:) Sonunda şirket görüşmeyi kabul ediyor ve Aaron’u toplantıya çağırıyor.İlk görüşmede Aaron’a farklı meteryallerle bir sunum hazırlaması ve göndermesi söyleniyor.Aaronda istenildiği gibi bir sunum hazırlayıp google’a gönderiyor.Sonraki toplantı için çağırılmayı bekliyor.

Aaron tekrar çağırılıyor ve projesi kabul görüyor.Aaron google ile imzaladığı gizlilik antlaşması şartları gereği bu fikrinin ne olduğu açıklayamıyor..Yani demem o ki hayallerinin peşinde koşucak,yılmaycak ve kendin için birşeyler yapcaksın.O zaman önünde hiç birşey duramaz.. Tıpkı Aaron gibi….

Dipçik: FikirAtölyesi’nde okuduğum bir konu idi.Bunu sizinle paylaşmak istedim.Yazı tamamen alınteridir.(C/P Değildir) Sadece bir kaç cümle atölyeden alınmıştır..

 

Bu yazı 1269 kez okunmuş..

admin Makale, google ,

  1. Kasım 19th, 2008 at 12:02 | #1

    Çok şaşırtıcı bir hikaye. Herşey gerçekten istemekten geçiyor. Gerçekten isterseniz amacınıza ulaşmanız için kainat da size yardım ediyor.

  1. No trackbacks yet.
Beni Takip Edin !