Küçük bir şehirde doğmuşum ben. Kitap okumayı çok seviyordum ve sürekli okumak istiyordum. Babam memurdu, elbette bana sürekli kitap alamazdı. Hani ansiklopediler vardır, bir konuyu araştırmak için kullanılır, inanın ben o ansiklopedileri bile sıradan bir kitapmış gibi okuduğumu hatırlarım. Babamın taksitle!! aldığı ansiklopedileri..
İlkokul 4. sınıfta kütüphaneye üye olmak istemiştim. Bana kibarca 2 yıl sonra gelmem gerektiğini söyleyip geri gönderdiler. İlkokulu bitirdiğim gün hemen koşup üye olmuştum, artık daha çok kitap okuyabilecektim, okudumda..
İnsanlar okumayı pek sevmiyor artık, film haline getirilen kitapları bi çırpıda izlemek daha kolay geliyor herkese. Acaba aynı hazzı veriyor mu? Doğrusunu söylemek gerekirse ben almıyorum kitaptaki hazzı, o filmlerde. Okumak, hayalgücümü geliştiriyor, yerleri kahramanları hayal ediyorum ama filmde öyle bi şansınız yok herşey gözler önünde. E tabi,buda zevk meselesi diyenleriniz olucaktır, evet..zevk meselesi.
Bilirsiniz..Herkesin hayallerini süsleyen bişeyler vardır mutlaka, belki size komik gelecek ama benim en büyük hayalim (çok param olunca) çok büyük bir kişisel kütüphaneye sahip olmak.
Bol kitaplı günler dileğiyle..
Bu yazı 58 kez okunmuş..
Beyazperde de bugün gördüğüm bi haber beni etkiledi.Beyoğlu sineması Kapnıyor başlığı vardı.
Ben hiç beyoğlu sinemasına gitmedim.Fakat,20 yıldır var olan sinemanın,alışveriş merkezlerindeki salonlardan sonra kapanıyor olması üzücü bi haber.Destek olmak gerektiğini düşünüyorum.
Haberde beyoğlu sinemasına gidin çağrısı var.Buyrun buradan haberin orjinaline bakın..
Orada da belirtildiği gib gerçekten son görevinizi yapın.
Bu yazı 54 kez okunmuş..
Cem Karaca unutulmaması gereken bir sanatçıydı..Ama gel görki zaman,herşeyi unutturuyor.
Ben zamana,dur demek istiyor ve Cem Karacayı hatırlamak,hatırlatmak istiyorum..
Bilmeyenler,yada hatırlamak isteyenler için biyografisine buradan ulaşabilirsiniz.
Ayrıca müzikal geçmişine şuradan , albümlerine ise oradan ulaşabilirsiniz..
Kısa bilgiden sonra derdime geldi sıra.Derdim şudur iki nokta üst üste..
Artık sokakda yürürken,misal ”Kızılay Karanfil”Cem Karaca‘nın ÅŸarkılarını duyamıyorum.Ankara’lılar bilirler karanfildeki müzik marketlerin dışarıya vuran,seslerini..
Son zamanlarda televizyondada Cem Karaca adına bi tık yok!!
Geçenlerde radyoda denk geldim ve bu geldi aklıma.Hani nerede o Cem Karaca sevenleri..
Unutmamak unutturmamak lazım bu değerleri..
Bu yazı 74 kez okunmuş..
Eskiyi seven,eski zamanlarda yaşamı merak eden biriyim..Niyesini şöyle açıklayayım..
40 lı yılların İtalyan,amerikan giyimleri beni hep cezbeder..Arabaları,o şapkaları gerçekten giymek isterdim ve sokağa çıkıp salınmak isterdim.Tabi yanımda bi porche geçmesi büyün büyüyü bozardı:D.. Yine 0 40 ların eski antika arabalarından,o ezik sesli kornasını çalarak geçsin isterdim( bkz:1940) Bayanların zarifliğide ayrı bi görseldi tabi:D Bakma şimdi ki gibi değillerdi..
G-string falan yalan o zamanlarda:D Bunun yanı sıra eski İtalyan ve Hollywood filmleri büyük katkı saÄŸladılar bu hevesime:D Eski İtalyan filmlerinde sansürde olmaz bu arada:D Cürretkarlardır,mesele bu deÄŸil tabi:D Ünlü italyan yönetmen ”Michelangelo Antonioni”nin filmleri hislerimin tercümanıdır.Eski hollywood filmeride zaten hepimiz tarafından bilinir ve meÅŸhurdurlar..
EÄŸer arÅŸivciysen sendede kesin bulunur,özellikle 1942 yılının new york eseri ”Casablanca”..
New York sokaklarında,elimde şemsiye başımda şapka şemsiyeyi salla sallaya 1895 yılının
yesterday ÅŸakısını söylemek isterdim :D….
Tabi bunlar istek olarak kalcak:D
Bu arada,vay amerikan tohumu :D vay efendim Türkiye’nin 40 lı 60 yıllarını niye sevmiyorsun gibi yorumlar ÅŸeyetme..Çünkü ben popüler kültürden bahsetemdim :D Yani bi eminem,bi 50 cent bi,angelina jolie dudağı bunlar deÄŸil yani :D
Okuduğun için teşekkür ederim..
Bu yazı 174 kez okunmuş..