27. İstanbul Film Festivali nde dünyanın çeÅŸitli yerlerinde olan savaÅŸları konu alıyor.Festival amacı festival filmerini yapımcılarıyla ortak amacı taşıyor kanımca.Yaklaşık 200e yakın film gösterimi yapılcakmış.Bu devirde hala insanların bi takım ÅŸeylere savaÅŸla çözüm getirmesini kınayan festivalde,2. Dünya Savaşı, Vietnam, Irak-İran, Çeçenistan-Rusya Savaşı, Amerika’nın Irak’ı iÅŸgalinde yaÅŸanan dramlar bir bir anlatılıyor.Festivalde en önemli film olan kendimce, Francis Ford Coppola’nın baÅŸyapıtı ‘Kıyamet-Redux’ filmi.Sinema tarihinin en önemli filmlerinden biri kabul edilen filmde Coppola, Vietnam Savaşı’ndan yola çıkarak savaÅŸa karşı tüm kinini kusuyor adeta. Amerikan ordusunun en önemli komutanlarından biriyken ordudan ayrılıp kendine Kamboçya’da yerlilerden oluÅŸan bir ordu kuran Albay Kurtz’un peÅŸine düÅŸen bir yüzbaşının yolculuÄŸunu konu alan film, 2001 yılında Coppola tarafından yeniden kurgulanmış ve yaklaşık 50 dakika daha uzatılmıştı.Ayrıca Francis Ford Coppola The Godfather filmininde yönetmeni olarak iyi bir nam salmıştır.O yıl Cannes’da gösterilen filmin yönetmen kurgusu Türkiye’de ilk defa ‘SİYAD: 40 Yılın En İyileri’ vesilesiyle gösterilecek…
Bu yazı 174 kez okunmuş..
Bi gazetenin ekinde gördüÄŸüm baÅŸlık dikkatimi çekti.BaÅŸlık ÅŸu ÅŸekilde ”Pazarlamada Gerilla Taktikleri’‘Okumaya koyuldum.
Firmaların ne kadar yaratıcı reklamlar ürettiklerini konu alıyordu ve resimlerlede destekliyordu yazısını.Gerçekten çok orjinal fikirleri konu almış.Reklamların resimlerini yayımlamış ve ne kadar yatatıcı fikirler olduÄŸunu sunmuÅŸ.Gerçentende öyle.Heleki pizza firmasının reklamı çok maaliyet gerektirmeyen bi tarza çok dikkat çekici ve orjinal olmuÅŸ.Reklamların resimleri yazının devamında buyrun devam edelim..
Bu yazı 390 kez okunmuş..
öğrenci evine digitürk alınmıştır. montajı yapmaya gelen ekip bizimle aynı yaştadır. gır gır şamatanın ardından montaj işlemi biter. adı ömer olan ben, eleman kapıdan çıkarken ağzım kulaklarımda ona şu soruyu yöneltmişimdir:
-hocam merve ne zaman gelecek??
+siz faturayı öderken gelir bi öpücük atar o!!
vayy bee!! demek az önceki muhabbet yalan oldu!! ikram ettiğim sigara boğazına dursun!!!
yani digitürkü taktıran hatunu kapamamıştır. kim bilir şimdi hangi ömerin koynundadır merve aşuftesi. bırak abi müdahale etme ;)
Bu yazı 106 kez okunmuş..
Eskiyi seven,eski zamanlarda yaşamı merak eden biriyim..Niyesini şöyle açıklayayım..
40 lı yılların İtalyan,amerikan giyimleri beni hep cezbeder..Arabaları,o şapkaları gerçekten giymek isterdim ve sokağa çıkıp salınmak isterdim.Tabi yanımda bi porche geçmesi büyün büyüyü bozardı:D.. Yine 0 40 ların eski antika arabalarından,o ezik sesli kornasını çalarak geçsin isterdim( bkz:1940) Bayanların zarifliğide ayrı bi görseldi tabi:D Bakma şimdi ki gibi değillerdi..
G-string falan yalan o zamanlarda:D Bunun yanı sıra eski İtalyan ve Hollywood filmleri büyük katkı saÄŸladılar bu hevesime:D Eski İtalyan filmlerinde sansürde olmaz bu arada:D Cürretkarlardır,mesele bu deÄŸil tabi:D Ünlü italyan yönetmen ”Michelangelo Antonioni”nin filmleri hislerimin tercümanıdır.Eski hollywood filmeride zaten hepimiz tarafından bilinir ve meÅŸhurdurlar..
EÄŸer arÅŸivciysen sendede kesin bulunur,özellikle 1942 yılının new york eseri ”Casablanca”..
New York sokaklarında,elimde şemsiye başımda şapka şemsiyeyi salla sallaya 1895 yılının
yesterday ÅŸakısını söylemek isterdim :D….
Tabi bunlar istek olarak kalcak:D
Bu arada,vay amerikan tohumu :D vay efendim Türkiye’nin 40 lı 60 yıllarını niye sevmiyorsun gibi yorumlar ÅŸeyetme..Çünkü ben popüler kültürden bahsetemdim :D Yani bi eminem,bi 50 cent bi,angelina jolie dudağı bunlar deÄŸil yani :D
Okuduğun için teşekkür ederim..
Bu yazı 329 kez okunmuş..